hikayemi bölme:D:mad: nese kızmıyom kanki devam edelim :cool:
şimdi şöle adamın tabutu koyduk tam dua okuyoz üzerine toprak atmadan tabuk hareket ediyo ve adam tabuttan çıkıyo
sona herkez şaşırmış adam hortladımı die düşünürken tabuttan çıkan adam anlatmış tang boğazımda kaldı öksürdüm sona tangı yuttum tam gidiyom kafamı duvara çarptım bayıldım sona siz gelip beni tabutladınız sona uyandım tabuttan çıktım demiş daha sona adam
hikayemi bölme:D:mad: nese kızmıyom kanki devam edelim :cool:
şimdi şöle adamın tabutu koyduk tam dua okuyoz üzerine toprak atmadan tabuk hareket ediyo ve adam tabuttan çıkıyo
sona herkez şaşırmış adam hortladımı die düşünürken tabuttan çıkan adam anlatmış tang boğazımda kaldı öksürdüm sona tangı yuttum tam gidiyom kafamı duvara çarptım bayıldım sona siz gelip beni tabutladınız sona uyandım tabuttan çıktım demiş daha sona adam
ölmemiş ben daha gencim demiş ayılara balı verip kaçmış
sonra ormanın derinliklerine doğru ilerledi. hava da kararmaya başlamıştı bile. titriyordu. üstünde yazlık kıyafetleriyle geziniyodu. artık kendine geceyi geçiricek bi yer bulmalıydı. biraz daha dolaştı... dolaştı... dolaştı. en sonunda bi mağarayı andıran ama mağaraya pek benzemeyen bi in gibi bi yer buldu. içinde bi hayvan ve ya ayı olmadığını kontrol etmek için içeriye bir taş attı. biraz bekledi. ne ses, ne bi hareket. hiç bişey yoktu. kendini artık güvende hissediyordu. madem kalıcak bir yer bulmuştu yiyecek ve yakacak da bulmalıydı... ama nasıl diye düşünürken ellerini eşofmanının cebine soktu. içinde bir şey vardı. çıkarttı. bir de ne görsün... ÇAKMAK... sevincinden ağzı kulaklarına çıktı. ısınma meselesini halletmişti. peki yiyecek ne olucaktı. bi şekilde, bi şeyler yapıp karnını doyurmalıydı. keşke balı vermeseydim dedi. ama artık çok geçti. inden çıktı. çalı çılpı bi şeyler toplayıp geri inine geldi. biraz oturup dinlendi. bu gecenin saatinde nasıl yiyecek bulacaktı. hava aydınlık da değildi. ama kafaya takmıştı. karnını doyurmadan yatmayacaktı. can kendinden emin bir şekilde inden dışarıya çıktı. macera asıl şimdi başlıyordu. askerliğini de doğu taraflarında yapmıştı. gözleri de bi keskin nişancı kadar da iyi görüyodu. avlanma konusunda birazcık tecrübesi vardı. yerden bi sopa buldu. ayyakabısının içindeki küçük çakısını çıkardı ve ucunu bir mızrak gibi sivrillti. artık hazırdı. biraz yürüdü. ayın ışığıyla görebildiği kadarıyla ağaçlardan birinin dibinde bir tavşan gördü. bembeyaz. kocaman. iki kişi yese doyar diye düşündü. dizlerinin üzerine çöktü ve sopayı tavşana fırlattı. evet diye bağırdı. tavşanı vurmuştu. onu aldı ve tekrar inine doğru ilerledi. yolda çok fazla şey düşündü. o an için çok değişmişti. inine gittiğinde ateşini yakıp tavşanını yedi. çok uykusu gelmişti. artık uyumak istiyordu. ve yere uzanıp uyudu. sabahın ilk ışıklarıyla uyandı. oda neyin nesi. hareket edemiyordu. ama hala yerde yatıyordu. kafasını eğdi ve kollarıyla bacaklarına baktı. bağlıydı. yavaştan kapı açıldı ve içeriye.........
Yorumlar
Yürürken Bir de ne görsün ...
hikayeme devam edinnnnnnnnnnnnnnnnn ulenn
Karşısında kocamannnnnnn bir ayı
Canın elindede bal varmış
aslında ölmemiş tam ölüyomuş hastaneye götürüp kalp masajı yapmış adamlar dirilmiş
sonra ayı saldırmış can koşuyomuş da koşuyomuş sona karşısına bi ayı daha çıkmış
ölmemiş ben daha gencim demiş ayılara balı verip kaçmış
sonra ormanın derinliklerine doğru ilerledi. hava da kararmaya başlamıştı bile. titriyordu. üstünde yazlık kıyafetleriyle geziniyodu. artık kendine geceyi geçiricek bi yer bulmalıydı. biraz daha dolaştı... dolaştı... dolaştı. en sonunda bi mağarayı andıran ama mağaraya pek benzemeyen bi in gibi bi yer buldu. içinde bi hayvan ve ya ayı olmadığını kontrol etmek için içeriye bir taş attı. biraz bekledi. ne ses, ne bi hareket. hiç bişey yoktu. kendini artık güvende hissediyordu. madem kalıcak bir yer bulmuştu yiyecek ve yakacak da bulmalıydı... ama nasıl diye düşünürken ellerini eşofmanının cebine soktu. içinde bir şey vardı. çıkarttı. bir de ne görsün... ÇAKMAK... sevincinden ağzı kulaklarına çıktı. ısınma meselesini halletmişti. peki yiyecek ne olucaktı. bi şekilde, bi şeyler yapıp karnını doyurmalıydı. keşke balı vermeseydim dedi. ama artık çok geçti. inden çıktı. çalı çılpı bi şeyler toplayıp geri inine geldi. biraz oturup dinlendi. bu gecenin saatinde nasıl yiyecek bulacaktı. hava aydınlık da değildi. ama kafaya takmıştı. karnını doyurmadan yatmayacaktı. can kendinden emin bir şekilde inden dışarıya çıktı. macera asıl şimdi başlıyordu. askerliğini de doğu taraflarında yapmıştı. gözleri de bi keskin nişancı kadar da iyi görüyodu. avlanma konusunda birazcık tecrübesi vardı. yerden bi sopa buldu. ayyakabısının içindeki küçük çakısını çıkardı ve ucunu bir mızrak gibi sivrillti. artık hazırdı. biraz yürüdü. ayın ışığıyla görebildiği kadarıyla ağaçlardan birinin dibinde bir tavşan gördü. bembeyaz. kocaman. iki kişi yese doyar diye düşündü. dizlerinin üzerine çöktü ve sopayı tavşana fırlattı. evet diye bağırdı. tavşanı vurmuştu. onu aldı ve tekrar inine doğru ilerledi. yolda çok fazla şey düşündü. o an için çok değişmişti. inine gittiğinde ateşini yakıp tavşanını yedi. çok uykusu gelmişti. artık uyumak istiyordu. ve yere uzanıp uyudu. sabahın ilk ışıklarıyla uyandı. oda neyin nesi. hareket edemiyordu. ama hala yerde yatıyordu. kafasını eğdi ve kollarıyla bacaklarına baktı. bağlıydı. yavaştan kapı açıldı ve içeriye.........
tamam. okuyan okusun okumayan ........... sen de haklısın ama benim karaterim bu. uzun yazılar yazıcam illaki. yoksa içim rahat etmiyo
Kısa yaz ki herkes okusun. Bizde hızlı yazalım
üzülerek okulun yolunu tuttu
hahaha
valla bu çok acıklı dayanamıcam
aşkım paçoz haliyle çıkan kız,erkek değil:D:Dbu neyin kafası