Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…
Bu da güzel. sanki " aşık olursan böyle olur işte" dermiş gibi
Aşkın Tarifi
Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin…
Sokağa fırlayacaksın…
Sokaklar da dar gelecek…
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin…
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan…
"Önemli olan sağlık."
"Yaşamak güzel."
"Boş ver, her şey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksın…
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin…
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin…
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını
kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın…
Yalnız kalmak isteyeceksin…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek…
Geçmişi düşüneceksin…
Neredeyse dakika dakika…
Ama kötüleri atlayarak…
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin…
Gittiğin yerlere gitmek…
Bu sana hiç iyi gelmeyecek…
Ama bile bile yapacaksın…
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın…
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin…
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin….
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin…
Herkesi ona benzetip…
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın…
Hiçbir şey oyalamayacak seni…
İlaçlara sığınacaksın…
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek…
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin…
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak…
Sabahı iple çekeceksin…
Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin…
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler…
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin…
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
…
Nafile…
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek…
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin…
Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin…
Telefonun çalmasını bekleyeceksin…
Aramayacağını bile bile…
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek…
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla…
Yüreğin burkulacak…
Canın yanacak…
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin…
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden…
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın…
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret
edeceksin…
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin…
Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…
Ama bir umut…
Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu…
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak…
Gel gitler içinde yaşayacaksın…
Buna yaşamak denirse…
Razı mısın bütün bunlara…?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye…?
O halde aşık olabilirsin
Hiç
Hic susmaktan agzin gozun kurudu mu senin?
Hic nefes almadan yaktin mi ardi ardina sigara
Hic uykun gelmeden bi resme bakarak oturdunmu sabahlara
Sevgi duysanda bastirdin mi yureginin en derinine
Hic düsundun mu onunla guzel bi hayat
Yoksa hep onu oyalamak icin buldun mu kabahat
Yikamayacagina bile bile hic yuklenmismiydi biri bu kadar suruna
Senin icin olmeye hazir biri icin inadin degdimi sence baska biri ugruna?
Hic yokluga siir yazdin mi?
Onlarca yildiz kayarken hic birinden bi sey dilemeden durabildimi gozlerin
Hic yillara direndimi askin
Hic yureginde oldumu sel misali taskin
Sırılsıklam aşıkken hala aşık olmaya devam ettin mi sen
Yoksa bunu yasayan tek kisimiydim ben
Hic cok sevmekten pisman oldun mu
Yoksa güz gulleri gibi bahari gorunce hemen soldun mu
Hersey gecmiste kaliyo gibi gelsede hicbir sey gecmedigini farkettin mi hic
Deneyelim dendiginde icinne atildimi bomba misali sevinc?
Hic gordun mu sen gecmisle gecmemis arasindaki farki Gecmeyenin yara Geçenin de iz biraktigini
Hic unutulmus yaralarina tuz oldu mu adin
Yoksa eskimis bi sarap gibi damaktami kaldi sadece tadin
Kimseyi sevemememin tek suclusu sendin
Bana dost gozuyle bakarken asik oldugumu hic bilmedin
Hic unutmamak kanattimi.icini
Hic unuttugun oldumu unutmayi
Ama sen küsme aşka daha kimler gelip kimler gececek
Sen bana gelecekleri gotursen bile ne fark edecek
Hic tükeendikce arttimi yalnizligin yoksa yalnizligin artikca tukendinmi
Koca bi cumle gibi hissederken kendini
Harf Harf yasadigin aklina geldimi
Sen cektiysen zincilerini kalbinin bogazina
Fatih misali bende yuruturum gemileri
Ne farkeder ha karadan ha damardan….
Bence simdi en iyisi susmam
Hem Asaf üstad ne demis
Söylenemez çok sey susmadan…
Hiç
Hic susmaktan agzin gozun kurudu mu senin?
Hic nefes almadan yaktin mi ardi ardina sigara
Hic uykun gelmeden bi resme bakarak oturdunmu sabahlara
Sevgi duysanda bastirdin mi yureginin en derinine
Hic düsundun mu onunla guzel bi hayat
Yoksa hep onu oyalamak icin buldun mu kabahat
Yikamayacagina bile bile hic yuklenmismiydi biri bu kadar suruna
Senin icin olmeye hazir biri icin inadin degdimi sence baska biri ugruna?
Hic yokluga siir yazdin mi?
Onlarca yildiz kayarken hic birinden bi sey dilemeden durabildimi gozlerin
Hic yillara direndimi askin
Hic yureginde oldumu sel misali taskin
Sırılsıklam aşıkken hala aşık olmaya devam ettin mi sen
Yoksa bunu yasayan tek kisimiydim ben
Hic cok sevmekten pisman oldun mu
Yoksa güz gulleri gibi bahari gorunce hemen soldun mu
Hersey gecmiste kaliyo gibi gelsede hicbir sey gecmedigini farkettin mi hic
Deneyelim dendiginde icinne atildimi bomba misali sevinc?
Hic gordun mu sen gecmisle gecmemis arasindaki farki Gecmeyenin yara Geçenin de iz biraktigini
Hic unutulmus yaralarina tuz oldu mu adin
Yoksa eskimis bi sarap gibi damaktami kaldi sadece tadin
Kimseyi sevemememin tek suclusu sendin
Bana dost gozuyle bakarken asik oldugumu hic bilmedin
Hic unutmamak kanattimi.icini
Hic unuttugun oldumu unutmayi
Ama sen küsme aşka daha kimler gelip kimler gececek
Sen bana gelecekleri gotursen bile ne fark edecek
Hic tükeendikce arttimi yalnizligin yoksa yalnizligin artikca tukendinmi
Koca bi cumle gibi hissederken kendini
Harf Harf yasadigin aklina geldimi
Sen cektiysen zincilerini kalbinin bogazina
Fatih misali bende yuruturum gemileri
Ne farkeder ha karadan ha damardan….
Bence simdi en iyisi susmam
Hem Asaf üstad ne demis
Söylenemez çok sey susmadan…
Şafak ÖZCAN
facede buldum çok beğendim sizce nasıl?
çok güzell
bende çok beğendim
sonundaki söz hoşuma gitti
Söylenemez çok şey susmadan.
Bendeki aşk benzemez iki günlük aşklara..
Bendeki sevgi benzemez,,senin benzettiğin yalan dolu sevgilere..
Bendeki başka..Yürek titretir...dokunmadan hissetmesini bilir..
Dünyanın öbür ucunda olsada,beklemesini bilir..Gözler görmez bir başkasını..Yürek bilmez başkasının sevdasını.. Büyüdükce büyür..
Volkan olur...Yandıkca yanar dağ olur..Gercek aşk başkadır
Doğru seveni bulunca
Son değil sonsuz olur.....
Hiç, bir insanı unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insanı hayatından sonsuza kad...ar çıkartmak zorunda
kaldın mı hiç?
Hani ölmüş gibi,
...hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip
ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi.
Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek,
ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana,
ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi
sen hala bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemiğini yakarcasına özlemek…
çok kötü değil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu işitememek,
artik sonunun “Pi” hali değil mi? Biliyorsun değil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayıştır o,
kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek,
belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek,
belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak,
ne zordur değil mi?
Ne kadar eritir insanı farketmeden.
Sen de biliyorsun değil mi bunları?
Bir sinema koltuğunda sen de iki kişi gibi oturdun mu hiç?
Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına?
Güzel bir kafe keşfettiğinde,
güzel bir film seyrettiğinde,
güzel bir şarkı dinlediğinde,
güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi
paylaşamadığın için onunla.
Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada?
Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi?
Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün
oldu mu hiç?
Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan
nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu, bacağını kesen bir insanın yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar
oldu mu hiç?
Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine
aşk şiirleri yazabildin mi?
Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara
feda oldun mu hiç?
İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin,
özlemini,
susuzluğunu,
açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasını gördüğün,
ama merhem olamadığın zamanlar.
Gücünün,
hani o tanrısal gücünün,
bir çocuğun ağlamasını susturamayacak kadar olduğunu
gördüğün zamanlar
oldu mu hiç?
Hiiiiiiiç…
Hiç, bir insanı unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insanı hayatından sonsuza kad...ar çıkartmak zorunda
kaldın mı hiç?
Hani ölmüş gibi,
...hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip
ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi.
Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek,
ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana,
ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi
sen hala bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemiğini yakarcasına özlemek…
çok kötü değil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu işitememek,
artik sonunun “Pi” hali değil mi? Biliyorsun değil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayıştır o,
kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek,
belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek,
belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak,
ne zordur değil mi?
Ne kadar eritir insanı farketmeden.
Sen de biliyorsun değil mi bunları?
Bir sinema koltuğunda sen de iki kişi gibi oturdun mu hiç?
Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına?
Güzel bir kafe keşfettiğinde,
güzel bir film seyrettiğinde,
güzel bir şarkı dinlediğinde,
güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi
paylaşamadığın için onunla.
Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada?
Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi?
Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün
oldu mu hiç?
Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan
nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu, bacağını kesen bir insanın yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar
oldu mu hiç?
Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine
aşk şiirleri yazabildin mi?
Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara
feda oldun mu hiç?
İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin,
özlemini,
susuzluğunu,
açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasını gördüğün,
ama merhem olamadığın zamanlar.
Gücünün,
hani o tanrısal gücünün,
bir çocuğun ağlamasını susturamayacak kadar olduğunu
gördüğün zamanlar
oldu mu hiç?
Hiiiiiiiç…
hiç kimse benim c0verb0y'um gibi güzel şiir yazamaz :D
bkz:
bahçelerde maydanoz
bu ne güzel turp
ben kübrayı özledim
yaşasın 29 şubat:D
kıskandınız değilmiii
durun bir de akrostişim var:D
(K)übra Kübra
(Ü)tü yakmasın sonra
(B)ak hele bizim sıpaya
(R)a ra ra kübra
(A)rtık yeter Kübra
yaaa kıskanın tamam mı :D
allahım bu ne güzel şiirler böyle inanmıyorum inanamıyorum inanmak istemiyorum ... bir insan bu kadar mı yetenekli olur değil biz şairler bile kıskanır senin ilham perilerini harcanıyorsun buralarda senin şair olman lazımdı
allahım bu ne güzel şiirler böyle inanmıyorum inanamıyorum inanmak istemiyorum ... bir insan bu kadar mı yetenekli olur değil biz şairler bile kıskanır senin ilham perilerini harcanıyorsun buralarda senin şair olman lazımdı
kesinlikle ya bencede:D böyle bir şairim olduğu için çok şanslıyım..:D
şaka bir yana böyle bir arkadaşım olduğu için şanslıyım seviliyosun paşşik:)
Yorumlar
Vazgeçtim hayallerimden,
Vazgeçtim sevdiğimden,
Baktığımda kendimi gördüğümden bile
Senden bile vazgeçtim artık.
Yokluğun zordu,
Sensiz geceler kordu,
Girdiğim karanlık kuytu bir yoldu,
Ama yinede senden vazgeçtim.
Gözlerin hala aklımda,
Sevgin hala içimde,
Sözlerin hafızamda,
Ama artik vazgeçiyorum senden.
Ne bir resim,
Ne bir hatıra,
Sadece bir elveda
Vazgeçiyorum senden !
Hicran Kayar
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne.
“O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin.
Demeyeceksin işte.
Yaşarsın çünkü.
Öyle beylik laflar etmeye gerek yok ki.
Çok sevmeyeceksin mesela. O daha az severse kırılırsın.
Ve zaten genellikle o daha az sever seni,
Senin onu sevdiğinden.
Çok sevmezsen, çok acımazsın.
Çok sahiplenmeyince, çok ait de olmazsın hem.
Hatta elini ayağını bile çok sahiplenmeyeceksin.
Senin değillermiş gibi davranacaksın.
Hem hiçbir şeyin olmazsa, kaybetmekten de
korkmazsın.
Onlarsız da yaşayabilirmişsin gibi davranacaksın.
Çok eşyan olmayacak mesela evinde.
Paldır küldür yürüyebileceksin.
İlle de bir şeyleri sahipleneceksen,
Çatıların gökyüzüyle birleştiği yerleri sahipleneceksin.
Gökyüzünü sahipleneceksin,
Güneşi, ayı, yıldızları…
Mesela kuzey yıldızı, senin yıldızın olacak.
“O benim.” diyeceksin.
Mutlaka sana ait olmasın istiyorsan birşeylerin…
Mesela gökkuşağı senin olacak.
İlle de bir şeye ait olacaksan, renklere ait
olacaksın.
Mesela turuncuya, yada pembeye.
Ya da cennete ait olacaksın.
Çok sahiplenmeden, Çok ait olmadan yaşayacaksın.
Hem her an avuçlarından kayıp gidecekmiş gibi, Hem
de hep senin kalacakmış gibi hayat.
İlişik yaşayacaksın. Ucundan tutarak…
Can Yücel
çok güzel bi şiir.
Aşkın Tarifi
Evinin seni içine sığdıramayacak kadar dar olduğunu fark edeceksin…
Sokağa fırlayacaksın…
Sokaklar da dar gelecek…
Tıpkı vücudunun yüreğine dar geldiği gibi…
Ne denizin mavisi açacak içini, ne pırıl pırıl gökyüzü…
Kendini taşıyamayacak kadar çok büyüyecek, bir yandan da kaybolacak kadar küçüleceksin…
Birileri sana bir şeyler anlatacak durmadan…
"Önemli olan sağlık."
"Yaşamak güzel."
"Boş ver, her şey unutulur."
Sen hiçbirini duymayacaksın…
Göz yaşlarından etrafı göremez hale geleceksin…
Ondan ölmesini isteyecek kadar nefret edecek, az sonra kollarında ölmek
isteyecek kadar çok seveceksin…
Hep ondan bahsetmek isteyeceksin…
"Ölüme çare bulundu" ya da "Yarın kıyamet kopacakmış" deseler başını
kaldırıp Ne dedin?" diye sormayacaksın…
Yalnız kalmak isteyeceksin…
Hem de kalabalıkların arasında kaybolmak…
İkisi de yetmeyecek…
Geçmişi düşüneceksin…
Neredeyse dakika dakika…
Ama kötüleri atlayarak…
Onunla geçtiğin yerlerden geçmek isteyeceksin…
Gittiğin yerlere gitmek…
Bu sana hiç iyi gelmeyecek…
Ama bile bile yapacaksın…
Biri sana içindeki acıyı söküp atabileceğini söylese, kaçacaksın…
Aslında kurtulmak istediğin halde, o acıyı yaşamak için direneceksin…
Hayatının geri kalanını onu düşünerek geçirmek isteyeceksin….
Aksini iddia edenlerden nefret edeceksin…
Herkesi ona benzetip…
Kimseyi onun yerine koyamayacaksın…
Hiçbir şey oyalamayacak seni…
İlaçlara sığınacaksın…
Birkaç saat kafanı bulandıran ama asla onu unutturmayan.
Sadece bir müddet buzlu camın arkasından seyrettiren…
Bütün şarkılar sizin için yazılmış gibi gelecek…
Boğazın düğümlenecek, dinleyemeyeceksin…
Uyumak zor, uyanmak kolay olacak…
Sabahı iple çekeceksin…
Bazen de "Hiç güneş doğmasa" diyeceksin…
Ne geceler rahatlatacak seni ne gündüzler…
Ölmeyi isteyip, ölemeyeceksin…
Belki çivi çiviyi söker diye can havliyle önüne çıkana sarılmak isteyeceksin
…
Nafile…
Düşüncesi bile tahammül edilmez gelecek…
Rüyalar göreceksin, gerçek olmasını istediğin…
Her sıçrayarak uyandığında onun adını söylediğini fark edeceksin…
Telefonun çalmasını bekleyeceksin…
Aramayacağını bile bile…
Her çaldığında yüreğin ağzına gelecek…
Ağlamaklı konuşacaksın arayanlarla…
Yüreğin burkulacak…
Canın yanacak…
Bir daha sevmemeye yemin edeceksin…
Hayata dair hiçbir şey yapmak gelmeyecek içinden…
Onun sesini bir kez daha duymak için yanıp tutuşacaksın…
Defalarca aradığı günlerin kıymetini bilmediğin için kendinden nefret
edeceksin…
Yaşadığın şehri terk etmek isteyeceksin…
Onunla hiçbir anının olmadığı bir yerlere gidip yerleşmek…
Ama bir umut…
Onunla bir gün bir yerde karşılaşma umudu…
Bu umut seni gitmekten alıkoyacak…
Gel gitler içinde yaşayacaksın…
Buna yaşamak denirse…
Razı mısın bütün bunlara…?
Hazır mısın sonunda ölüp ölüp dirilmeye…?
O halde aşık olabilirsin
Can DÜNDAR
katılıyorum muhtesem yazıyosun
Her şeye rağmen aşık olmak güzel....
Bir tane yaz bakalım merak ettim
Hic susmaktan agzin gozun kurudu mu senin?
Hic nefes almadan yaktin mi ardi ardina sigara
Hic uykun gelmeden bi resme bakarak oturdunmu sabahlara
Sevgi duysanda bastirdin mi yureginin en derinine
Hic düsundun mu onunla guzel bi hayat
Yoksa hep onu oyalamak icin buldun mu kabahat
Yikamayacagina bile bile hic yuklenmismiydi biri bu kadar suruna
Senin icin olmeye hazir biri icin inadin degdimi sence baska biri ugruna?
Hic yokluga siir yazdin mi?
Onlarca yildiz kayarken hic birinden bi sey dilemeden durabildimi gozlerin
Hic yillara direndimi askin
Hic yureginde oldumu sel misali taskin
Sırılsıklam aşıkken hala aşık olmaya devam ettin mi sen
Yoksa bunu yasayan tek kisimiydim ben
Hic cok sevmekten pisman oldun mu
Yoksa güz gulleri gibi bahari gorunce hemen soldun mu
Hersey gecmiste kaliyo gibi gelsede hicbir sey gecmedigini farkettin mi hic
Deneyelim dendiginde icinne atildimi bomba misali sevinc?
Hic gordun mu sen gecmisle gecmemis arasindaki farki Gecmeyenin yara Geçenin de iz biraktigini
Hic unutulmus yaralarina tuz oldu mu adin
Yoksa eskimis bi sarap gibi damaktami kaldi sadece tadin
Kimseyi sevemememin tek suclusu sendin
Bana dost gozuyle bakarken asik oldugumu hic bilmedin
Hic unutmamak kanattimi.icini
Hic unuttugun oldumu unutmayi
Ama sen küsme aşka daha kimler gelip kimler gececek
Sen bana gelecekleri gotursen bile ne fark edecek
Hic tükeendikce arttimi yalnizligin yoksa yalnizligin artikca tukendinmi
Koca bi cumle gibi hissederken kendini
Harf Harf yasadigin aklina geldimi
Sen cektiysen zincilerini kalbinin bogazina
Fatih misali bende yuruturum gemileri
Ne farkeder ha karadan ha damardan….
Bence simdi en iyisi susmam
Hem Asaf üstad ne demis
Söylenemez çok sey susmadan…
Şafak ÖZCAN
facede buldum çok beğendim
çok güzell
bende çok beğendim
sonundaki söz hoşuma gitti
Söylenemez çok şey susmadan.
Sana o kadar akrosfiş yazdım ki aklıma gelmiyo
Bendeki sevgi benzemez,,senin benzettiğin yalan dolu sevgilere..
Bendeki başka..Yürek titretir...dokunmadan hissetmesini bilir..
Dünyanın öbür ucunda olsada,beklemesini bilir..Gözler görmez bir başkasını..Yürek bilmez başkasının sevdasını.. Büyüdükce büyür..
Volkan olur...Yandıkca yanar dağ olur..Gercek aşk başkadır
Doğru seveni bulunca
Son değil sonsuz olur.....
bu nasıl??
süper anlatılmıs
Bir İnsanı unutmak zorunda kaldın mı hiç ?
Hiç, bir insanı unutmak,
bir insandan vazgeçmek,
bir insanı hayatından sonsuza kad...ar çıkartmak zorunda
kaldın mı hiç?
Hani ölmüş gibi,
...hani uzatsan da elini tutamayacağını bilmek gibi,
her an kapından içeri gülümseyerek gireceğini bekleyip
ama aslında hiç gelemeyeceğini de bilmen gibi.
Ne zor şey değil mi ölmediğini bilmek,
ama ölmüş gibi ulaşılmaz olması artık o insanın sana,
ne kadar katlanılmaz bir gerçek değil mi
sen hala bu kadar sevgili iken?
Özlemek,
bu kadar özlemek,
etini kemiğini yakarcasına özlemek…
çok kötü değil mi?
Bu kadar özleyip onu görememek,
ona dokunamamak,
onu işitememek,
artik sonunun “Pi” hali değil mi? Biliyorsun değil mi?
Ne kadar umutsuz bir arayıştır o,
kalabalık caddede geçen binlerce yüze bakmak
belki bir kez daha görebilmek için o yüzü,
belki biraz önce geçti bu kaldırımdan diye düşünmek,
belki şu an arkamda yürüyen insanların içinde bir yerde demek,
belki şu an üzerimdedir gözleri diye paranoyalar yaşamak,
ne zordur değil mi?
Ne kadar eritir insanı farketmeden.
Sen de biliyorsun değil mi bunları?
Bir sinema koltuğunda sen de iki kişi gibi oturdun mu hiç?
Hiç iki kişi gibi zevk aldın mı bir konserden yalnız başına?
Güzel bir kafe keşfettiğinde,
güzel bir film seyrettiğinde,
güzel bir şarkı dinlediğinde,
güzellikleri oranında eksik kaldıklarını hissettin mi
paylaşamadığın için onunla.
Bir barın kalabalığında hiç yarım vücudunla sallandın mı ortada?
Hiç iki kişilik beyninle yarım insan olabildin mi?
Baktığında aynana sadece yüzünün bir yarısını gördüğün
oldu mu hiç?
Sana hayatındaki en büyük yoksunluğu yaşatandan
nefret edemediğin zamanlar oldu mu hiç?
Gözünün içine baka baka kolunu, bacağını kesen bir insanın yüzüne
sevgi dolu bir gülümseme ile bakabildiğin zamanlar
oldu mu hiç?
Hayatta inandığın bütün değerlerini altüst eden birisine
aşk şiirleri yazabildin mi?
Onu içinde korumanın seni yok etmek olduğu zamanlara
feda oldun mu hiç?
İçinde ağlayan çocuğa umut şarkıları söyleyemediğin,
özlemini,
susuzluğunu,
açlığını gideremediğin zamanlar oldu mu hiç?
Kanayan yarasını gördüğün,
ama merhem olamadığın zamanlar.
Gücünün,
hani o tanrısal gücünün,
bir çocuğun ağlamasını susturamayacak kadar olduğunu
gördüğün zamanlar
oldu mu hiç?
Hiiiiiiiç…
Can Dündar
muhteşemmm
bkz:
bahçelerde maydanoz
bu ne güzel turp
ben kübrayı özledim
yaşasın 29 şubat:D
kıskandınız değilmiii
durun bir de akrostişim var:D
(K)übra Kübra
(Ü)tü yakmasın sonra
(B)ak hele bizim sıpaya
(R)a ra ra kübra
(A)rtık yeter Kübra
yaaa kıskanın tamam mı
allahım bu ne güzel şiirler böyle inanmıyorum inanamıyorum inanmak istemiyorum ... bir insan bu kadar mı yetenekli olur
Ahahahahhahh
kesinlikle ya bencede:D böyle bir şairim olduğu için çok şanslıyım..:D
şaka bir yana böyle bir arkadaşım olduğu için şanslıyım seviliyosun paşşik:)
çok güzel dimi
işte ilham perisi ben olunca böyle bir şahaser çıktı ortaya:D allahım akraba evliliğinden bu kadar kötü bir sonuç çıkmıyor:D:D