Çok güzel şiirler, beğendim. Ama Türkiyede şiirler bizden biraz farklı. Sizin şiirleriniz tam şiir gibi değil. Bazen kafiyeli bazen kafiyesiz. Çok garip geliyor bana Neyse çok konuşmayayım siz güzel şiirler yazın paylaşın, biz de okuyalım
Çok güzel şiirler, beğendim. Ama Türkiyede şiirler bizden biraz farklı. Sizin şiirleriniz tam şiir gibi değil. Bazen kafiyeli bazen kafiyesiz. Çok garip geliyor bana Neyse çok konuşmayayım siz güzel şiirler yazın paylaşın, biz de okuyalım
kafiyeli şiir yazmak zordur.. bu tür kafiyesiz şiirler daha çok iç dökmede kullanılıyor ve bence çokta başarılı:)
Sensizlik dayanılmaz olur..
İçimde ümidim yavaşca son bulur..
Beni hayata sen bağladın..
En sonunda sen ayırdın..
Lakin hala seviyorum seni unutma sensizlik haramdır..
(S)u gibisin sade,saf ve duru ’tertemiz’
(İ)çmektir içimden gelen,doyana kadar içimdeki seni ve senliği
(B)uz kütlelerim eriyor bir bir daha gözlerime değmeden gözlerinin Sürmeli izi
(E)y aydınlık sebebim..!
(L)al oldu benliğim senliğinin esrarlı esaretinde
(S)u gibisin sade,saf ve duru ’tertemiz’
(İ)çmektir içimden gelen,doyana kadar içimdeki seni ve senliği
(B)uz kütlelerim eriyor bir bir daha gözlerime değmeden gözlerinin Sürmeli izi
(E)y aydınlık sebebim..!
(L)al oldu benliğim senliğinin esrarlı esaretinde
Ahahahhhh Sibell kıza bilirr Kaynağı da belirteydin iyiydi..
Yitirilen sevdayamı yanayım ben;
Mazimizdeki güzel günlerimize mi ?
Her yanımı karanlıklar kaplamış;
Hep sevgim hafife alınmış,
Ölümsüz dediğim aşkımıza mı inansam;
Kalbimdeki yanan ateşe mi ?
Yine ateşlere düşmüşüm ben;
Sevda rüzgarlarına kapılmışım,
Unutulduğumu bile bile...
Umutsuz aşkına tutulmuşum ben;
Ben kime,neye yanayım ?
Aşkını yüreğime gömüp;
Gözlerime mil çekip,
Seni sadece bende yaşatmak;
Seninle olmak istiyorum.
Sen ki; damarlarımda dolaşan kandın,
Sen ki ; bana cansız bedenime hayat verendin...
İşte bu hayatı sen verdin; sen alıyorsun.
Al senin olsun sensiz hayat olacak sa;
Hayatımda senin olsun.
Sana bu son hediyem olsun cansuyum...
~~Songül Boska Özgün~~
Çok güzel şiirler, beğendim. Ama Türkiyede şiirler bizden biraz farklı. Sizin şiirleriniz tam şiir gibi değil. Bazen kafiyeli bazen kafiyesiz. Çok garip geliyor bana Neyse çok konuşmayayım siz güzel şiirler yazın paylaşın, biz de okuyalım
aslında haklısın şiirlerimiz biraz dandik olabilir ama sonuçta şair değiliz işte öyle denemeler yazıyoruz sende bir kaçtane yaz eminim güzel olacaktır
Murathan Mungan'ın Yalnız Bir Opera şiirinin sevdiğim bölümü
Şiiri seven 15 dklık bu şiiri dinler bence Yalnız Bir Opera
Bi Kısmı :
Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
Ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
Bizden diyorum, ikimizden
Ne kalacak?
Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları
gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir
şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.
Artık hiçbir duygusunu anlamayan çocuklar gibi
Ve elbet biz de bu aşkla büyüyecek
Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz
kış başlıyor sevgilim
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
oysa yapacak ne çok şey vardı
ve ne kadar az zaman
kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye
upuzun bir kış başlıyor sevgilim
ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.
Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu
gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak...
Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır
çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır
içinizdeki ıssızlığı doldurmaz hiçbir oyun
para etmez kendinizi avutmak için bulduğunuz numaralar
Bir aşkı yaşatan ayrıntıları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz
çıplak bir yara gibi sızlar paylaştığınız anlar, eşyalar
gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar
korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,
çağrışımlarla ödeşemezsiniz
dışarıda hayat düşmandır size
içeride odalara sığamazken siz, kendiniz
Bir ayrılığın ilk günleridir daha
Her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkla
Gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup
kulak verdiğiniz saatin tiktakları
kaplar tekin olmayan göğünüzü
geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç
suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz
bakınıp dururken duvarlara
boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi
kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar
gibi
yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutukluluk haline, bir trafik
kazasına, başımıza gelmiş bir felakete, işkenceye çekilmeye, ameliyata
alınmaya
kendimizi hazırlar gibi
yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimizi
ama öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,
ve kazanmış görünürken derinliğimizi
Ne zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizde
bir anın, yalnızca bir anın bütün bir hayatı kapladığı anlar
o tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdi
hayatımıza verdiğimiz bütün anlamlar
denemeseniz de, bilirsiniz
hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar
(S)u gibisin sade,saf ve duru ’tertemiz’
(İ)çmektir içimden gelen,doyana kadar içimdeki seni ve senliği
(B)uz kütlelerim eriyor bir bir daha gözlerime değmeden gözlerinin Sürmeli izi
(E)y aydınlık sebebim..!
(L)al oldu benliğim senliğinin esrarlı esaretinde
Yorumlar
arkanda bıraktığın kadın değişmiş
yollar ıslak,silinmiş ayak izlerin
hem biz hemde aşkımız bitmiş
böyle mi olacaktı sonumuz ??
böyle mi tükenecektik ?
hani biz birbirimizindik ?
şimdi niye başkalarına gittik??
ne hayaller kurmuştum senle
yazık hepsi gözyaşlarımla son buldu
ayrılık yok demiştin
öyleyse gidişinin nedeni ne oldu??
deniz.m
içimden geldi yazmak istedim nasıl olmuş sizce
bence gayet güzel:)yüreğinize kaleminize sağlık . .
kafiyeli şiir yazmak zordur.. bu tür kafiyesiz şiirler daha çok iç dökmede kullanılıyor ve bence çokta başarılı:)
İçimde ümidim yavaşca son bulur..
Beni hayata sen bağladın..
En sonunda sen ayırdın..
Lakin hala seviyorum seni unutma sensizlik haramdır..
(İ)çmektir içimden gelen,doyana kadar içimdeki seni ve senliği
(B)uz kütlelerim eriyor bir bir daha gözlerime değmeden gözlerinin Sürmeli izi
(E)y aydınlık sebebim..!
(L)al oldu benliğim senliğinin esrarlı esaretinde
[İ]nanır mısın?
enimle gel desem,
[E]limi tutar mısın?
[L]ütuf ediyorum,beni bırakma sakın…
tsk ederim vuska
Ahahahhhh Sibell kıza bilirr
http://www.akrostissiirler.com/
Yitirilen sevdayamı yanayım ben;
Mazimizdeki güzel günlerimize mi ?
Her yanımı karanlıklar kaplamış;
Hep sevgim hafife alınmış,
Ölümsüz dediğim aşkımıza mı inansam;
Kalbimdeki yanan ateşe mi ?
Yine ateşlere düşmüşüm ben;
Sevda rüzgarlarına kapılmışım,
Unutulduğumu bile bile...
Umutsuz aşkına tutulmuşum ben;
Ben kime,neye yanayım ?
Aşkını yüreğime gömüp;
Gözlerime mil çekip,
Seni sadece bende yaşatmak;
Seninle olmak istiyorum.
Sen ki; damarlarımda dolaşan kandın,
Sen ki ; bana cansız bedenime hayat verendin...
İşte bu hayatı sen verdin; sen alıyorsun.
Al senin olsun sensiz hayat olacak sa;
Hayatımda senin olsun.
Sana bu son hediyem olsun cansuyum...
~~Songül Boska Özgün~~
aslında haklısın şiirlerimiz biraz dandik olabilir
Bir keresinde yazmaya çalıştım azerice ama olmadı bir de türkçe deneyeyim eğer güzel olursa ki, hiç sanmıyorum
dört göle beklicem
Şiiri seven 15 dklık bu şiiri dinler bence
Bi Kısmı :
Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Akıp giden zamana göz kırpan yorgun yıldızlar gibiyiz.
Birbirine uzanamayan
Boşlukta iki yalnız yıldız gibi
Acı çekiyor ve kendimize gömülüyoruz
Bir zaman sonra batık bir aşktan geriye kalan iki enkaz olacağız yalnızca
Kendi denizlerimizde sessiz sedasız boğulacağız
Ne kalacak bizden?
bir mektup, bir kart, birkaç satır ve benim su kırık dökük şiirim
Sessizce alacak yerini nesnelerin dünyasında
Ne kalacak geriye savrulmuş günlerimizden
Bizden diyorum, ikimizden
Ne kalacak?
Şimdi biz neyiz biliyor musun?
Yıkıntılar arasında yakınlarını arayan öksüz savaş çocukları
gibiyiz. Umut ve korkunun hiçbir anlam taşımadığı bir dünyada bir
şey bulduğunda neyi, ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibi.
Artık hiçbir duygusunu anlamayan çocuklar gibi
Ve elbet biz de bu aşkla büyüyecek
Her şeyi bir başka aşka erteleyeceğiz
kış başlıyor sevgilim
hoşnutsuzluğumun kışı başlıyor
bir yaz daha geçti hiçbir şey anlamadan
oysa yapacak ne çok şey vardı
ve ne kadar az zaman
kış başlıyor sevgilim
iyi bak kendine
gözlerindeki usul şefkati
teslim etme kimseye, hiçbir şeye
upuzun bir kış başlıyor sevgilim
ayrılığımızın kışı başlıyor
Giriyoruz kara ve soğuk bir mevsime.
Kitaplara sarılmak, dostlarla konuşmak, yazıya oturup sonu
gelmeyen cümleler kurmak, camdan dışarı bakıp puslu şarkılar mırıldanmak...
Böyle zamanlarda her şey birbirinin yerini alır
çünkü her şey bir o kadar anlamsızdır
içinizdeki ıssızlığı doldurmaz hiçbir oyun
para etmez kendinizi avutmak için bulduğunuz numaralar
Bir aşkı yaşatan ayrıntıları nereye saklayacağınızı bilemezsiniz
çıplak bir yara gibi sızlar paylaştığınız anlar, eşyalar
gözünüzün önünde durur birlikte yarattığınız alışkanlıklar
korkarsınız sözcüklerden, sessizlikten de; bakamazsınız aynalara,
çağrışımlarla ödeşemezsiniz
dışarıda hayat düşmandır size
içeride odalara sığamazken siz, kendiniz
Bir ayrılığın ilk günleridir daha
Her şey asılı kalmıştır bitkisel bir yalnızlıkla
Gün boyu hiçbir şey yapmadan oturup
kulak verdiğiniz saatin tiktakları
kaplar tekin olmayan göğünüzü
geçici bir dinginlik, düzmece bir erinç
suyu boşalmış bir havuz, fişten çekilmiş bir alet kadar tehlikesiz
bakınıp dururken duvarlara
boş bir çuval gibi, çalmayan bir org gibi, plastik bir çiçek, unutulmuş bir oyuncak, eski bir çerçeve gibi, hani, unutsam eşyanın gürültüsünü, nesnelerin dünyasında kendime bir yer bulsam, dediğimiz zamanlar gibi
kendimizin içinden yeni bir kendimiz çıkarmaya zorlandığımız anlar
gibi
yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutukluluk haline, bir trafik
kazasına, başımıza gelmiş bir felakete, işkenceye çekilmeye, ameliyata
alınmaya
kendimizi hazırlar gibi
yani dayanmak ve katlanmak için silkelerken bütün benliğimizi
ama öyle sessiz baktığımız duvarlar gibi olmaya çalışırken,
ve kazanmış görünürken derinliğimizi
Ne zaman ki, yeniden canlanır bağışlamasız belleğimizde
bir anın, yalnızca bir anın bütün bir hayatı kapladığı anlar
o tiktaklar kadar önemsiz kalır şimdi
hayatımıza verdiğimiz bütün anlamlar
denemeseniz de, bilirsiniz
hiç yakın olmamışsınızdır intihara bu kadar
oha şiir çook güzlede ne oluyor lan sibel fln ?